Köklerimizden Uzaklaşınca: Göçün Sinir Sistemi Üzerindeki Etkileri

Başka ülkelere göç kararımızı, eğitim veya kariyer amaçlı olarak büyük hayaller ve umutlarla veriyoruz. Öyleyse kendi seçimimiz ve hatta hayalimiz olan bu karar bizi ne kadar bu kadar fazla zorluyor olabilir?

Yaşantımızı esenlikle devam ettirebilmek için kendimizi güvende ve rahat hissetmeye ihtiyacımız vardır. Dünyadaki ilk yuvamız annemiz. Güvenin temellerini de ilk bu yuvada oluşturmaya başlıyoruz. Büyüyüp dünyamız genişledikçe evimiz, mahallemiz, okulumuz bizim yuvamız haline geliyor. Yani bizim için tanışıklık ve güven temin eden yerler. Ana vatanımız…

Ana vatandan göçmek, seçerek ve isteyerek de olsa tanıdıklık ve dolayısıyla kendiliğinden gelen güvenlik hislerini sekteye uğratıyor. Gittiğimiz yeni kültüre, insanlara, mahalleye, işe, okula, eve adaptasyon sürecinde elbette ki sinir sistemimiz tüm gücüyle uğraşarak güvenlik hislerini yeniden temin etmeye çalışıyor. Bu da belki bizi biraz daha kaygılı, biraz daha detaycı, biraz daha yorgun hale getiriyor.

Öte yandan bu süreç, geride bıraktıklarımız ile yenilerini getirdiğimiz alanlar ve insanlar arasında da bir geçiş süreci. Dolayısıyla da bir yas süreci. Yas yaşamak için bir şeyleri tamamen ve sonsuza kadar kaybetmiş olmamız gerekmez. Hayatımızın bu yeni aşamasında geride bıraktığımız pek çok şeyin yasını da yaşamak, bu yası görmek ve yer açmak gerekecektir.

Önemli bir diğer nokta ise başka bir ülkede, her ne kadar diline hakim de olsak kendimizi ifade etmede zorluk yaşayacağımızdır. Duygusal olarak yaşadığımız yoğunluğu da göz önünde bulundurursak kendimizi sözel olarak ifade etmenin zorluğu da bazı etkilere sebep olabilir. Bu etkiler; panik ataklar, baş ağrısı, mide bulantısı, deri döküntüleri gibi bedensel yakınmalar olarak kendini gösterebilir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz kaygı, yorgunluk, yas, çökkünlük, bedensel yakınmalar gibi etkiler, sinir sistemimizin bize sakin ve güvende hissetme ihtiyacını anlatma şekli olabilir. Bu ihtiyaca cevap vermek için öncelikle bunun kendi kararımız olduğunu ve orada bize iyi gelen neler olduğunu hatırlamak yararlı olabilir. Güvende ve rahat hissettiğimiz alanları, aktiviteleri ve kişileri farketmek, tanışık ve bildik hisleri arttırmaya fayda sağlayabilir. Daha da önemlisi bize çok tanıdık bir alan var. O da bedenimiz. Ona neler iyi geliyor, Bu bazen spor, yürüyüş, fiziksel aktiviteler gibi aktif bazen de uzanmak, gevşemek, doğada oturmak gibi daha pasif eylemler ile olabilir.  Böylece kendi bedenimizde evimizde hissedebilir, duygusal regülasyonumuzu bu şekilde sağlayabiliriz. Ve tabi kendimizi ifade ihtiyacımızı sevdiklerimiz ile konuşarak, yazı yazarak, günlük tutarak sağlamaya çalışabiliriz. Bunların hiç birisi sizi rahatlatmaya yetmezse de her zaman bir profesyonel destek almayı düşünebiliriz.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Şimdi ara